MİAD İŞ DÜNYASI RÖPORTAJLARI-6

MİAD Bülten Denge Gayrimenkul ve Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Baki Budakoğlu’nu konuk etti. Malatya’mızın başarılı işadamlarından biri olan Baki Budakoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi ilgiyle takip edeceğinizi umuyoruz.

Denge Gayrimenkul ve Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Baki Budakoğlu:

"İşimiz, insanımızın elindeki varlıkların  değerini  tespit etmek"

"Değerleme, bugünün ve yarının vazgeçilmez sektörlerinden biridir"

"Müşterilerimize, ellerindeki malın kıymetini gösteriyoruz"

"Millet, oynanmak istenen oyunların farkında"

"Ülkemiz son yıllarda çok daha güçlü"

 

Sayın Budakoğlu, öncelikli olarak yoğun iş temponuz arasında bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederek sohbetimize başlamak isteriz. Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Malatya’ya ve ülkemize hizmet noktasında önemli bir görev üstlenmiş MİAD’ın bizimle söyleşi yapıyor olması bizim için ayrı bir gurur vesilesi olduğu için ben size teşekkür ediyorum. Kendimi tanıtmak meselesine gelecek olursak, birçok yerde bir latife olsun diye kendimi “Malatya merkez doğumlu, annesi Malatyalı, babası Malatyalı, eşi de Malatyalı bir adam” diyerek tanıtırım. Malatya’nın değerlerini, sorumluluklarını bilerek ülkesine faydalı olmaya çalışan bir insanım. Yaşamın kendisinden ibaret olmadığının farkında bir insanım. Meslek hayatıma Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK)nda başladım. OYAK’tan ayrılıp kendi şirketimizi kurduğumuzda tarih 2005’i gösteriyordu. O günden bugüne kadar Denge Gayrimenkul ve Değerleme olarak hizmet veriyoruz.

Sayın Budakoğlu, okuyucularımıza şirketinizle ilgili bilgiler verebilir misiniz?

Günümüz dünyasının vazgeçilmez hizmet dallarından biri olan değerleme, varlıkların, taşınmazların, taşınmazlara bağlı hak ve yararların, belli bir tarihteki değerinin bağımsız ve tarafsız olarak takdir edilerek rapor haline getirilmesidir.  Değerleme mesleği, Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun düzenlemeleriyle hızla kurumsallaşmaktadır.. Mülkiyet değişimleri sırasında alış-satış fiyatını belirlemede, kira değer tespitinde, krediye yönelik işlemlerde,  gayrimenkullerin değerinin belirlenmesinde, halka arzlarda, şirket birleşmeleri, devir almalarda, mirasla mal intikalinde mal paylaşımı istendiğinde, mülklerin en iyi ve en verimli kullanım analizinde, fizibilite analizinde, sigorta işlemlerinde, kamulaştırmada adil ödeme için değer tespitinde, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının (GYO) portföylerinde yer alan gayrimenkullerin alım-satım, kiralama ve yeniden değerlemelerinde, gayrimenkul ipoteklerini alırken, proje başlangıcında, yasal prosedürlere uygunluk tespitinde hizmet veriyoruz. Bunları biraz daha açacak olursak, proje geliştirme yaparız. Araziye en yüksek değeri verebilecek kullanım şekli neyse onu belirleriz. Kentsel dönüşüm projelerindeki hak sahiplerinin haklarını değerleriz. Oraya yapılacak olan projede hak sahiplerine ne verilmesi gerektiğini veya müteahhitle anlaşma şartları ne olmalı gibi konuları çalışırız. Yaklaşık 100 kişilik kadromuzla hizmet veriyoruz. Bunun yüzde 80’i mühendislik eğitimi almış insanlardır. SPK’ya, BDDK ya tabi bir işletmeyiz. Bağımsız denetime tabi bir işletmeyiz. Titiz ve üzerine düşen sorumluluğun farkında olan bir işletmeyiz.  Çalışanlarımızın en iyi ortamda ve güvencelerde çalışmaları hususuna dikkat ediyoruz. Çalışanlarımıza belli periyotlarla eğitimlerimiz devam ediyor. İşimizi iyi yapmaya çalışıyor, bir işletme olarak para kazanma durumunda olduğumuzu ancak her şeyin kazanmak üzerine kurulu olmadığını bilerek hareket ediyoruz. Şirketimiz, profesyonel kadrolarla yönetiliyor.

Kurumunuzun sektördeki durumuyla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Bu konuda mütevazi olmayacağım. Türkiye’de ilk üçün içerisindeyiz. Kurumsallık anlamında, organizasyon ve yeterlilik anlamında tepedeyiz. İşin doğrusu geldiğimiz noktada gururluyuz. Mutluyuz. Yaptığımız işin de başka türlü yapılamayacağını görüyoruz. Bugün uzmanlar arasında kalibrasyon çalışması yapıyoruz. Bireysel eğitimlere dikkat ediyoruz. Müşterinin başarılı kılınacağı parametreleri esas alıp çalışmalarımızı o parametrelerüzerinde yoğunlaştırıyoruz. Bunda da başarılı oluyoruz. Müşteriyi, ne kârlı kılacaksa, ne başarılı kılacaksa onları keşfedip o yönde hizmeti geliştiriyoruz.

Başarının getireceği bazı riskler de vardır. “Şu anda iyiyim” denildiği zaman başarısızlık bir sonraki konum olabiliyor. Bireysel ve kurumsal hedefleriniz nelerdir?

Burada bizim temel hedefimiz sürekliliktir. Bu sürekliliği sağlayacak olan neyse o doğrultuda bakıyoruz önümüze. Endüstri mühendisleriyle görüşmelerimiz oluyor mesela. Endüstri mühendisine yapılacak projedeki verimliliği sorup öğrenip ona göre müşterimize hizmet sunuyoruz. Müşterinin de beklentileri farklılaşıyor elbette. “Ben oldum” deme şansımız yok. Biz üst sıralardayız derken, kendimizi sürekli güncelliyoruz.

Sektör olarak, hangi illere hitap ediyorsunuz?

Bütün Türkiye’de hizmet veriyoruz. İstanbul merkezimizdir. Beylikdüzü’nde, Ankara’da, İzmir’de, Adana’da, Antalya, Bursa,Gaziantep ve Trabzon’da şubelerimiz var. Bir de Samsun’da şube açacağız. Bunun dışında kadrolu personelimiz olan diğer iller de var. Diğer yerlerde de sözleşmeli çalışanlarımız mevcut. Sadece rapor kontrolü yapan 23 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekip Türkiye’nin dört bir tarafından gelen raporları inceler, değerlendirir onaylar veya revize amaçlı uzmana iade ederler.. Bilahare  düzeltmeler yapıldıktan sonra da müşteriye iletiirler. Bazı raporlar da bir üst kadroya gider orada da 2 üst düzey arkadaşımız vardır. Bunların yanına biz de girer ve raporları inceler,istişare ederiz.

Gayrimenkul, konusu açılınca, ülkemizin son dönemdeki lokomotif sektörü durumundaki inşaat sektörünü düşünüyoruz. Sizin de bu konudaki görüşlenizi almak isteriz.

Bildiğiniz gibi ülkemizin bir deprem gerçeği var. Allah korusun bir deprem yaşandığı zaman altından kalkılmayacak bazı yıkımların olacağını inkar edemeyiz. Son dönemde kentsel dönüşüm seferberliği ilan edildi. İnşaat sektörümüz Türkiye’nin medarı iftiharı konumundadır. İnşaat sektöründe yurt dışında prestijli yapılar inşa ederek ciddi başarılar kazanmış müteahhitlerimiz mevcut. Öyleki,Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitleri listesinde, 40’ın üstünde Türk firması yer almaktadır.

Kuşkusuz inşaat sektöründeki büyüme ekonomide yer alan yaklaşık 100 alt sektörü etkilemekte ve ekonomik büyümeye katkı sağlamaktadır.

Sektörde yapılmak istenen şeylerin topluma anlatılmasında bazı eksiklikler var. Bu konunun üzerinde çalışılması gerekiyor. Şöyle ki, İstanbul’dan İzmir’e karayolu ile 7-8 saatte erişim sözkonusu iken yapılan Osmangazi Köprüsü ve bağlantı yolları ile mesafenin 3 saatte aşılacağı  gerçeği Ege Bölgemizde taşınmaz fiyatlarını artırmıştır.

Mesafelerin kısalması akaryakıt ve zamandan tasarruf edilmesi,üretilenlerin pazara yaklaşması, daha düşük maliyetlerle sunulması, bölgelerimizin dış dünyaya daha kolay tanıtılması, turizmin gelişmesiyle döviz gelirlerimizin artması, Ülkemizin uluslararası arenada rekabet edebilirliğinin artması anlamına gelir.,

Sayın Budakoğlu, malum olduğu üzere, ülkemiz hem içeride hem de dışarıda büyük güçlüklerle mücadele ediyor. Dahili ve harici bazı güçler ciddi manada ülkemizi rahatsız ediyor. İçeride ve dışarıda bir mücadele var. Bununla birlikte ekonomik mücadeleler de var. Bu konularla ilgili değerlendirmelerinizi de almak isteriz.

Her şey göstergeleriyle ortadadır. İşin doğrusu, ekonomik olarak büyük bir saldırı altındayız. Rahat bir dönemden geçmiyoruz. Ama karamsarlığa dönüşecek bir dönemden de geçmiyoruz. Sıkıntılı dönem dediğimiz bir dönemde bile tünellerimizi, yollarımızı, havaalanlarımızı birer birer açıyoruz. İki kıtayı  köprülerle, tünellerle birbirine bağlıyoruz. Bunlar Türkiye’ye büyük katkılar sağlayacak yatırımlardır. “Nakitte sıkıntı var” deniliyor ama bu Türkiye’ye özel bir durum da değil. Çünkü bütün dünyada nakitte sıkıntı var. Mesela Amerika’da yönetim değişikliği var. “Orayı bu değişim nasıl etkiler? diye tartışılırken ülkemiz için yapılanlar da ortada. Son 13 yılda hemen herkes her şeye rahat ulaşabilir oldu.Lüks diye bir kavram kalmadı. Eski dönemlere göre büyük bir rahatlama ve bolluk yaşandı. Halen de yaşanıyor. Türkiye’nin son bir iki yılda başına gelen sıkıntılara baktığınız zaman, “Eskiden olsaydı batardık” dersiniz. Şimdi ise o kadar sıkıntıya rağmen ülkemizin ekonomisi halen dimdik ayakta. Bolluktan sonra biraz sıkıntı görünce karamsar tablo çizenler oluyor. Burada bir şeylerden bahsederken gelecek adına karamsar veya iyimser olmamak gerektiğini düşünüyorum. Son 13 senede refah durumu söz konusuydu. Ben geçmişe bakarken, bugünkü parametreler üzerinden değerlendirmiyorum. Hükümetin finansman kaynakları için çalışmalarının olduğunu biliyorum. Mesela yastık altında birikimlerimiz var. Bunları yastık altından çıkarıp projelere finansman kaynağı haline getirecek çalışmalar var. Toplumun önüne konulanlara bakınca şaşırıyorum. Böyle karamsar tablolar çizmenin ülkemize hiçbir faydası yok. Çünkü durum bu kadar vahim değil. Başbakanımızın bir açıklaması vardı geçtiğimiz günlerde. Yanlış hatırlamıyorsam Mayıs’tan itibaren bir rahatlamanın olacağını söylüyordu. Eski bilgilerle, iş yapma alışkanlıklarıyla geleceğe bakılmaz. Burada hükümetin de yapmış olduğu çalışmaların göz önüne konulması lazım. Bunun zamanla görüleceğini düşünüyorum. O çalışmaların halkın önüne konulması lazım. Böyle olursa millet daha bir pozitif bakacaktır olaylara. Yönetim çok önemli. Amerika’yı Amerika yapan, Japonya’yı Japonya yapan ve Almanya’yı Almanya yapan kurdukları sistemlerdir. Bizde şu son 13 yıldır yapılanlara bakıldığındakim ne derse desin, ortaya konulan değerler ile Atatürk’ün vefatından sonraki dönemdeki yapılanlar ile karşılaştırıldığında gerçekte yönetim şeklinde bizim neye ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Allah rahmet etsin ülkemizin siyasetinde ve yönetiminde uzun yıllar hizmet vermiş bir devlet adamımızın “Türkiye Yönetilemez, İdare Edilebilir” dediği kısa bir süre önce basında yer aldı. Oysa Türkiye’mizin yönetilmeye ihtiyacının olduğu aşikar.Erişemediğin yerlerin bir değeri yoktur. Köprüler, yollar ve demir yollarıyla gelişmeyi görebiliriz. 15 Temmuz gibi hain bir darbe girişiminden geçtik. Buna rağmen ekonomimiz ayakta, siyasi kurumlarımız ayakta ve en önemlisi askeriyemiz ayakta, hatta yurt dışında operasyonlar yürütüyor. Dünyanın neresinde görülmüş, 40 gün önce askeri darbe atlatmış bir ordu, yurt dışı operasyonu yürütüyor?

Sayın Budakoğlu, bu değerlendirmeniz, aklımıza hemen bir başka soruyu getirdi. Türkiye’yi güçlü kılan nedir size göre?

Yabancılar, ülkemizin kaynaklarını bizden çok daha iyi görüyor. Zaten ülkemizin üzerinde oynanan oyunların sebebi de budur. Bu kadar kıyametlerin koparılmasının sebebi ülkemizin zenginlikleridir. Yıllardır yaşanılan şeyler ortada. Milletimiz de artık bu kaynakların farkına varmaya başladı. İşin doğrusu pek siyasete girmek de istemiyorum. Ama benim gördüğüm kadarıyla Türkiye’yi şu anda yönetenler bu kaynakların kullanılması konusunda gayretli ve o enerjiyi onlarda görüyorum. Bu yönetim desteğini milletinden aldığı için güçlü duruyor ülkemiz. Milletimizin kendi içerisinden çıkardığına olan inancıdır bizi güçlü kılan.

Sayın Budakoğlu, kendinizden bahsettiniz ancak biraz daha detay vermenizi isteyeceğiz. Mesela sivil toplum örgütlerindeki çalışmalarınızı anlatabilir misiniz?

Sohbetimizin başında da anlattığım gibi yoğun bir iş hayatım oldu. Belli bir süre devam etti. Kendimi gözlemlediğim zaman iş hayatına fazla zaman harcamışım. Okul hayatı, ardından da iş hayatı gelmişti. İnsanın maddi olarak tutunacağı dalı olmayınca işine sarılması daha bir fazla oluyor. Dişimizle tırnağınızla bir yerlere gelmeye çalışıyorsunuz. Bir an dönüp geriye baktığımda fark ettim ki, topluma işimin haricinde pek faydalı olamamışım. En azından bunu yeterli bulmuyordum. Doğup büyüdüğümüz topraklara ferdi olarak yapacağımız katkı farklı, bir kuruluş aracılığıyla yapacağımız katkı farklıydı. Haliyle sivil toplum örgütlerini araştırmaya başladım. Etrafıma baktığım zaman, MİAD’ı gördüm. Gayet düzgün, profesyonel ve topluma faydalı işlerin yapıldığına şahitlik ettim. Yunus ağabey ve çevresindeki insanların profesyonel bir şekilde işadamlarımızı toparlayıp, hemşerilerine büyük katkılar sağladığını görerek, ben de buna dahil olmak istedim. Çok şükür dahil olduk ve çalışmaya başladık. 

 

Diğer Haberler