MİAD İŞ DÜNYASI RÖPORTAJLARI-5

MİAD İŞ DÜNYASI RÖPORTAJLARI-5

"RAHMETLİ ÖZAL’DAN SONRA HER ŞEY ALLAK BULLAK OLDU; AMA ERDOĞAN GİBİ BİR YİĞİT ÇIKTI"

Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD) Yüksek İstişare Kurulu üyelerinden Şahin Nalbant’ın başarısına kapı araladık. Nuryıldız Tekstil’in patronu, 1941’de, Malatya’nın Yeşilyurt İlçesi’nde başlayan hayat hikâyesine dair merak edilenlere açıklık getirdi. Şahin Bey; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la geçmişe uzanan dostluğundan 8. Cumhurbaşkanımız, merhum Turgut Özal’lı yıllara; hemşehrisi olan Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkçi’den ikincisinin yapımını üstlendiği MİAD Konukevi projesine dek birçok konuya değindi.

ANNEMİZDEN GELEN DOKUMA (TEKSTİL) MESLEĞİNİ DEVAM ETTİRİYORUZ

Tanınır bir işadamısınız; ama bilgi tazelemek için sizi yeniden hatırlayalım… İstanbul’a ne zaman geldiniz. Göç sebebiniz neydi?

1941 Malatya doğumluyum, 1959’da İstanbul’a geldim, bu zamana kadar da hep İstanbul’dayım. Babam nalbanttı. Annem el tezgahlarında kumaş dokuyordu. 1946-50’lere tekabül ediyor. Biz 1952’de Malatya’da iki adet dokuma tezgahı aldık. Onda biraz sıkıntı çektik çünkü elektrik yoktu. Belediye zorluk çıkartıyordu. 1960’ta ihtilal oldu. 1960’dan 2017’ye kadar ticarette, sanayide, piyasada zorluklar da çektik, kolay değil. Bugüne dek Allah’a çok şükür, Allah da emeğimizin karşılığını verdi.

Herkesteki gibi bizde de sıkıntılar vardı. Bunları yavaş yavaş, kademe kademe atladık ve bugünlere geldik. Anneden aldığımız dokuma mesleğini devam ettiriyoruz. Şu anda 250 kişi istihdam ediyoruz. Kumaşları piyasaya satıyoruz, ihracat yapıyoruz.

BÜLENT TÜFENKÇİ, AK PARTİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS

Malatya, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi gibi bir değeri Türk siyasetine armağan etti. Sizin gibi Yeşilyurt’lu olan, hemşehriniz Sayın Tüfenkçi’nin ülkemizin kalkınma hamlesi bünyesinde gerçekleştirdiği icraatları nasıl buluyorsunuz?

Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Bülent Tüfenkçi gibi örnek kişilerin mutlaka tanıtılması lazım. Siyasî açıdan iyi olduğu kadar eksik taraflarını da söylemek gerek ki bunları gidersin. Bunu, Bülent Bey’i hatalı gördüğümden söylemiyorum. Kesinlikle böyle bir şey düşünülmesin. Bülent Bey, biliyorsunuz 5. sıradan girdi, bakan oldu, Allah onu takdir etti.

Bakanlıktan sonra daha mütevazı oldu. Düzgün halini görünür hale getirdi ki bunu mutlaka yansıtmak gerek. Malatya’da 5 milletvekili var. Bunların hepsi de birbirinden değerli. Bülent Bey ise bir başka. Çok başarılı çalışmaları var, şarlatanlığı yok. Öbür tarafta başkaları ufak bir şey yapıyor, onu öyle bir büyütmeye çalışıyor ki sanki ondan başka kimse yokmuş gibi!

Bülent Bey benim de tahminlerimin üzerinde bir iş çıkardı, öyle de gidiyor. Ben önce doğruluğa, dürüstlüğe, memleketimize, ülkemize neler getirmiş, niyeti nedir, onlara bakarım ve ona göre değerlendiririm. Bülent Bey’in getirdikleri çok. Daha güzel şeyler yapacağına da inanıyorum. Bülent Bey, Ak Parti’nin bir şansıdır. Allah da Ak Parti’ye şans vermiş. İyileri seçmede baştalar. Dürüst, davranışları, çalışması, ülkeye bakış açısı son derece güzel. Herkes öyle olmuş olsa Türkiye çok güçlü yerlere gider. Menfaatlerini düşünenler de belirleniyor, görülüyor.

VALİ TOPRAK ÇOK DEĞERLİ, REKTÖR KIZILAY’IN HEYECANI SEVİNDİRİCİ

Vali Sayın Mustafa Toprak çok değerli. Malatya onu kaybetmemeli, ona sahip çıkmalı. Malatya’ya hakikaten seçilmiş valiler geldi. Mustafa Bey’in değeri bilinmeli. Prof. Dr. Ahmet Kızılay'a gelince… Heyecanlı, bir şeyler olsun istiyor. Elinden geleni yapmaya çalışıyor. Onlara da bizlerin destek olması lazım. Hepimiz destek olursak Malatya çok güzel bir yere gelir. Sonucunda da örnek bir şehir olur. Bu şehri biz kendi aramızda neden büyütmeyelim ki?

ALLAH MİAD KONUKEVİ GİBİ HAYIRLARI HERKESE NASİP ETSİN

İstanbul’da yaşayan işadamları, Malatya’yı kucaklamak ve katkıda bulunmak için büyük heyecan duyuyor. Hizmetlere, Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki hastalarının yakınlarının konaklaması için MİAD Konukevi de eklendi. Katkı sağladığınız projeye dahliniz nasıl oldu?

Bundan 6-7 sene evvel MİAD’ın başkanı Yunus Bey (Akdaş) konukevi projesi hazırlamış. Bu projede Malatyalı işadamları olarak bir parça da bize şans verdi. O dönemde 5-6 oda da ben yaptırmıştım. Her gidişimde sanki namaz kılıyormuşum, ibadet ediyormuşum gibi hissediyorum. Bu gibi yatırımları, hayırları Allah herkese nasip etsin. Çok güzel olaylar.

İnsan istiyor ki ülkesi çok yükselsin. Ülkesi yükseldiği zaman elbette memleketi de yükselecek. Memleketi yükselse kişiler de yükselecek. MİAD’ın yaptığı konukevine ihtiyaç vardı. Ben MİAD’ı, her icraatından dolayı tebrik ediyorum. Bu gibi yerlere para harcamak, para vermek, oranın bakımını üstlenmek her adama nasip olmuyor. Düşüncelerimi paylaştığım Sayın Bülent Tüfenkçi’nin hassasiyetini gördüm. O kadar sevindi ki. Bu içinin temizliği, berraklığı, ülkesine olan saygısı, sevgisinin ürünü.

MİAD Konukevi’nden önce, kimsesiz çocukların kalması amacıyla, 16 villadan oluşan MİAD Sevgi Evleri yaptırılmıştı. Sizin de büyük katkılarınız vardı…

Allah kabul etsin, 2 villa yaptırmıştık. MİAD Konukevi ise Yunus Akdaş Bey’in eseri. Fazla talepten ötürü yetişmeyince ikinci konukevine de ben talip oldum. İnşallah onu da yapacağız. Malatyalı Tavit Köletavitoğlu (Atlas Proje ve Arazi Geliştirme Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı), “Bu projeyi ben çizeceğim, para almayacağım.” dedi. Yüksek Mimar Turgut Toydemir de Malatyalı değil. Ama projeyi görünce benden daha fazla heyecanlandı. Yanında 35 mimar çalışıyor. Tavit Bey ve Turgut Bey, projeyi birlikte yapıyorlar. Zannediyorum önümüzdeki hafta çalışmalarını getirecekler. 80-100-110 oda mı olur, bilmiyorum; ama güzel bir şey olacak.

Arkadaşım diye demiyorum; Yunus Akdaş’a Allah çok güzel sezgiler veriyor. Aklına bir şey geliyor. Benim projeyi sahiplenen Turgut ve Tavit Bey’ler nasıl heyecan duyuyorsa Yunus Bey’in yaptığı işler de ki hepsi güzel, ben de heyecan duyuyorum.

 

İKTİDARIN YANINDA OLURSAK DÜNYA GELSE TÜRKİYE’YE ZARAR VEREMEZ

27 Mayıs 1960 İhtilal’ini de görmüş birisiniz. 15 Temmuz 2016’da ise hain darbe girişimi oldu. “Türkiye’yi parçalayacağız, iktidarı ele alacağız.” hesapları yapanlar vardı. Bu konu hakkındaki yorumunuz nedir?

Geçmişi bilmeyen geleceğe yön vermekte çok büyük sıkıntı çeker. Ben 1952’den beri piyasadayım. Çok iktidarlar geldi, gitti. Çok liderler geldi, gitti. Atatürk’ü görmedim. Allah bir tane Atatürk göndermiş, o zaman Türkiye’yi kurtarmış. Ondan sonra gelen siyasetçiler, politikacılar, har vurmuş, harman savurmuş. Dış ülkelerin buyruğuna girmiş. “Şunu şöyle, bunu böyle yap.” emrine hep, “Başım üstüne.” denilmiş. Tabii içimizde de, geçmişteki siyasetçilere bakınca bunu algılayan hiç kimse yok. Bir kere rahmetli Turgut Özal geldi, o da algıladı bunu.

Bütün perdeleri kaldırdı. Türkiye’nin, gençlerin yolunu açtı. Yoksa dış ülkeler bize dost değil. İçimizde de dışın etkisinden çıkamayan kişiler, kuruluşlar var. Onlar ne derse onu uygulamaya çalışıyorlar. 50-100 senedir Çanakkale’deki gibi bir ruha sahip olabildik mi? O ruhu yeni algılamaya başladık. Atatürk’e gerçek değeri asıl şimdi gösteriyoruz. Atatürk’ün hayali bugünkü yönetim. Eğer bugünkü iktidara hep birlikte sahip çıkarsak dünya gelse Türkiye’ye zerre kadar zarar veremez. Burası batmayacak bir ülke. Batırmaya çalışıyorlar ama batıramıyorlar. Merhum Özal’ı yok etmişlerdi. Kim? Tabii içimizdekiler, dışarıdakiler. Avrupa’yı dost sanıyorduk. ABD, Rusya da onlar gibi dost değil ki. Dostluğu önce kendimizde aramalıyız. Herkes çıkarı için çalışıyor. Böyle bir şey olmaz.

15 TEMMUZ’U HAZIRLAYANLAR, 30 SENE PKK’YI BESLEDİ

15 Temmuz önümüzde gazete gibi serili. Oku, her şeyi tüm çıplaklığıyla görüyorsun. 15 Temmuz’u hazırlayanlar kimler? 30 sene PKK’yı beslediler. Besleyenler belli. Öcalan, 30 sene evvel neydi? ABD tuttu bize Öcalan’ı verdi. Arkasından Fethullah’ı çekti, aldı. Orada istediği gibi yetiştirdi. Yetişmeseydi o gücü nasıl elde edecekti? Hiç kimsenin aklına sığar mı ki Fethullah orduya, yargıya, devlete girsin? Bunu düzenleyen devletler var. Destekleyen bir devlet değil. Bütün devletler destekliyor.

CUMHURBAŞKANIMIZA SAHİP ÇIKMAZSAK İKİ YAKAMIZ BİR ARAYA GELMEZ

Dediğim gibi Avrupa bize dost değil. Amaçları köle gibi çalıştırmak. Onlara baş eğmeyen biri; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan çıktı. Baş eğmiyor, helal olsun. O sahip çıkmazsak iki yakamız bir araya gelmez. Adnan Menderes’i astılar, 1961’de. İki yakamız bir araya gelmedi. Ona da bayram etmişlerdi ‘Asıldı’ diye! Özal’ı yaşatmadılar. ‘Çankaya’nın şişkosu’ falan, filan dediler. İşte o gitti, 1990’lardan sonra gelenleri gördük! Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel…2002’ye kadar bittik, bittik.

“70 sente muhtacız.” diyorduk 1970’lerde. 2002’den sonra çalışmaya başladık. 2017’ye kadar bakıyorum; bu kul işi değil, Allah’ın lütfu. Allah öyle bir yardım ediyor ki. Allah’ın yardım ettiği kula sahip çıkmıyoruz! Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş ile beraberdik. “Başkanım gündüz sizin yaptıklarınızı görüyorum da gece yapılanları kim yapıyor?” dedim. Öyle kısa zamanda yapıyorlar ki…

SAYIN ERDOĞAN’IN KIYMETİNİ BİLMELİYİZ

Bir Mısır’a gidin, görün. 4-5 bin sene evvel öyle şeyler (Mısır Piramitleri) yapmışlar ki bugünün vinçleri kaldıramaz. Allah’ın verdiği bir güç, kuvvet var oranın inşasında ki yapmışlar. Türkiye’de yapılanların 15 yılda yapılması mümkün değil gibi görünüyor! Ama Allah da yardım ediyor. Allah bu ülkeye Recep Tayyip Erdoğan gibi bir kulunu vermiş. Allah ömrünü uzun etsin, gücünü-kuvvetini çok etsin. Onun kıymetini mutlaka bilmeliyiz. Birlikte olmalıyız, ikilik çıkartmamalıyız. ‘Dost’ dediğimiz ABD ve Avrupa’dan çekilmemiz lazım. Çünkü dost değil bunlar. Öyleyse onların karşısında dimdik duran Cumhurbaşkanımız var. Onunla birlikte olmalıyız.

Tayyip Bey, benim oğlumun (Nurkan Nalbant) nikahını kıydı. 1997 senesiydi. O zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı idi. Sağolsun geldi, şeref verdi. O dönem ben Umre’ye gittim. Getirdiğim hurma ve zemzem suyuyla yanına gittim, bizi kabul etti. Oturduk, konuştuk. Ben de onu gördüğüm zaman başka duygulara kapıldım. Dostluğumuz orada başladı. Partiyi kurduklarında bana da haber verdiler. Elimizden geldiği kadar yardımcı olduk.

O gün, bugün dostluğum, sevgim, günden güne artıyor. Sebebi de şu: Kendisi çok, çok büyüdü. Mütevazılığını zerre kadar yitirmedi. O zaman belediye başkanıydı, şimdi Cumhurbaşkanı. Ancak o günkü mütevazılığından zerre kadar bir şey eksiltmedi. Her yerde bana karşı sevgisini görüyorum. Ben de ona bağlıyım. Seviyorum, sevdiğine de inanıyorum. Onun hakkında kimse benim yanımda bir şey konuşamıyor, konuşturmam da. Eleştiremezler.

Bana takılan çok. Ama benim yanımda Tayyip Bey’e asla kimse bir şey diyemez. Dediği zaman ben biraz asileşiyorum. Haklı olduğuma inanıyorum. Eğer o gibi doğru kişilere sahip çıkmazsak bu ülke elden gider. Onun için kim olursa olsun, doğru, dürüst olacak. Yalan söylemeyecek, şahsına değil, ülke için çalışacak.

2002’DEN ÖNCE 50 BİN DOLARLA KUR DEĞİŞİYORDU!

2002 ila 2017 arasında yapılanları, “Allah’ın lütfu.” olarak değerlendirdiniz. Bir işadamı olarak 2002 öncesi ve sonrasını analiz edebilir misiniz? 2002’den önce kaybettikleriniz, ardından kazandıklarınız?

2002’den sonra yapılanları bir çırpıda saymak zor, çünkü çok fazla. 2002’den evvele bakarsak… 10 bin dolarla kur değiştirilebiliyordu. 10 bin-50 bin doları bankaya götür, yazdır, kur değişiyordu. Gecelik faizler 7 bin 500’lerdeydi. Bunu belki yeni nesil bilmez. 10 bin dolar bankaya koydum mu hemen 7 bin 500 geldi mi, 20 bin dolar oluyor. Fabrikada böyle bir para kazanılması mümkün değil ki? Yani parayla, para… Bunu biz değil, dış ülkeler getiriyordu. 50 bin dolar çekilince de kurlar değişiyordu. Bunlar basit göstergeler. Şimdi 50 bin dolar değil, 1 milyar dolar götür, kuru değiştiremiyorsunuz.  

RAHMETLİ ÖZAL’DAN SONRA HER ŞEY ALLAK BULLAK OLDU; AMA ERDOĞAN GİBİ BİR YİĞİT ÇIKTI

Polisan Grubu'nun kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Bitlis, gerçekleştirdiğimiz söyleşilerde ANAP’ın kuruluşundan söz eder. O dönemlerdeki bir anınızı paylaşır mısınız?

Rahmetli Turgut Özal, Atatürk’ten sonra gelen önemli liderlerden biridir. Özal olmasaydı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da olamazdı. Özal olmasaydı, şimdiki işadamları da olamazdı. 1982’de KKTC’ye giderken parayı çorabımın içerisine koydum ve havaalanına gittim. Arıyorlar, korkumdan çıktım, uçağa hanımı ve çocukları gönderdim, onların bileti yanmasın diye. Ben de ‘Para yakalanacak’ diye ertesi gün gittim. Allah gani gani rahmet eylesin, Özal çok şeyler değiştirdi. Özal’dan sonra her şey allak bullak oldu. Yiğit olarak Recep Tayyip Erdoğan çıktı. Dediğim gibi; Ak Parti şanslı. Bülent Tüfenkçi gibi adam gibi adamlar var. Arkanı dön, hiçbir şey olmaz. Ülkeye de partiye de. Ancak bazı kaypaklar da var. Onlar da büyük zarar veriyorlar.

YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANI İYİ ÇALIŞIYOR

Malatya’yla irtibatınız ne düzeyde? Gelişimi tatmin edici düzeyde mi?

Yeşilyurt’a gidiyorum. Festivallerde, arkadaşlarla… Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat iyi çalışıyor. Son gidişimde Malatya’daki olumlu değişimi de gözlemledim. Temizliği, bakımı, her şeyi…

KENAN IŞIK’LA DOSTLUĞUMUZ KARDEŞLİKTEN ÖTEYDİ

Kenan Işık’la ciddi bir arkadaşlığınız, samimiyetiniz var…

Allah şifalar versin. Halen bitkisel hayatta. Senelerce iyi bir dostluğumuz oldu, kardeşten öteydik. İnançlı, imanlı bir adam. Birlikte Umre’ye de gittik. Gösterişi hiç sevmeyen, kendi içine gömülü bir hazineydi. 

 

RÖPORTAJ: MURAT ÇETİN

 

Diğer Haberler