MİAD 50. Aylık Toplantısı Gerçekleştirildi.

BDDK Başkanı Mukim Öztekin; “Türkiye Yatırım Yapılabilir Ülke Statüsündedir”

Türkiye’nin büyük miktarlarda dış yatırım aldığını belirten BDDK Başkanı Mukim Öztekin: “Türkiye yatırım yapılabilir ülke statüsündedir. Aksi taktirde bu kadar dış yatırım almamız mümkün değildi. Bu gerçeğe rağmen kredi derecelendirme kuruluşları gerekli not artışını yapmamıştır. Fitch’in son not artırımı geçikmiş bir hakkın iadesidir. Diğer kuruluşların hala sesiz kalması ise düşündürücüdür. Bence Türkiye’nin notu reel sektör tarafından zaten artırılmıştır. “ dedi.

MİAD (Malatyalı İşadamları Derneği) Aylık toplantılarının 50. BDDK Başkanı Mükim Öztekin’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de Bankacılık Sektörü ve 2023 Ekonomik Beklentileri konusunun değerlendirildiği toplantı Holiday İnn Airport Bağcılar Otel’de düzenlendi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan MİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Akdaş: “Bankalar ile işadamları arasındaki ilişkide özellikle kriz zamanlarında sorunlar yaşanmıştır. Biz güçlü bir bankaclık sektörü istiyoruz. Ama bize de destek olan bizimle risk alan bir bankacılık sektörü Türkiye’nin sıçrama yapabilmesi için gerekli bir unsurdur. Bugün bankacılık sektörünün zirvedeki ismi BDDK Başkanı sayın Mukim Öztekin’den sektörde yaşanan sorunlarla ilgili değerlendirmelerini ve gelecek vizyonu ile yaptıkları çalışmaları dinlemek istiyoruz.” Diyerek sözü konuşmacı misafire bıraktı.

    Bankacılık Sektörümüzün Aktif Büyüklüğü 1.3 Trilyona Ulaşmıştır

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Mukim Öztekin sözlerinin başında Türkiye’nin finansal durumunun genel görünüm olarak oldukça iyi olduğunu vurguladı. Özellikle Finans piyasalarının sağlıklı şekilde işlemesini sağlamak ve tasarruf sahiplerinin haklarını savunmak amacıyla BDDK’nın aktif rol oynadığını ifade eden Öztekin: “BDDK Ülke ekonomisinde bankacılık sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesi çalışmasını yapmaktadır. Ülkemiz özellikle son on yılda finans sektöründe imrenilecek bir gelişme göstermiştir. 2001 aktif büyüklüğümüz 178 milyar iken bugün 1 trilyon 309 milyara ulaşmıştır. Bu başlı başına ülkemizdeki gelişim için en önemli göstergedir.

Türkiye’de Bankaların gelişmesinde en büyük pay kredilerden gelmektedir. Devletin iç borçlanma senetlerinin aktifteki payı lere gerilemiştir. Bu güvenilir sağlıklı bir ortam sağlamaktadır.

Ben uzun yıllardır bu sektörün içinde birisi olarak son on yıl öncesinde P’den aşağı faiz görmedim. Devlet iç borçlanmaya çıkmaya başladığından beri 28 yıldır ilk defa faiz oranları ’un altına inmiştir. Artık enflasyon seviyesinde faiz oranlarına ulaştık. Mutlulukla belirtmeliyim ki kaynak problemleri olmayan çok büyük bankalar ülkemize girmek için lisans başvurusu yapıyorlar. Neredeyse 2.5 trilyon dolar aktif büyüklüğü olan bankalar Türkiye’ye ilgi gösteriyor bu beni heyecanlandırıyor. İngiltere’de bankacılık ülke ekonomisinin birkaç katı büyüklüğündedir. Ülkemizde bu alanda giderek gelişmektedir.

Ancak mevduatlarımız 730 milyar civarında burada yeterli gelişme sağlayamadık. Hane halkımızın tasarrufları çok yetersiz. Çin’de tasarruflar çok büyük ama Çin’de emeklilik sistemi yok. O nedenle tasarruf yapmak zorundalar. Bizde emeklilik sistemi var ancak bizde tasarruflarımızı yükseltmeliyiz.


Ekonomimizin zaaflarından bir tanesi de reel sektörün pozisyon açığıdır. Geçmişte bankacılık sektörü krizlerde en büyük zararı pozisyon açığı nedeniyle görmüştür. Ancak sonraki düzenlemelerle bu kısıtlanmış fazla poziyon açığı veremez duruma gelmişlerdir. Reel sektörün de bu anlamda görüntüde bir sıkıntısı var. Ancak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki bu farklı etkenlerle bizim için çok büyük bir sıkıntı oluşturmamaktadır. Yine de bu konuda önlemler alarak görünümümüze de düzelteceğimize inanıyorum.

Günümüzde ekonomi alt yapımız çok güçlü hale gelmiştir. Şu anda halen tartışılan Basel III uzlaşısının gereğini BDDK olarak yerine getirmiş bulunmaktayız. ABD uygulamayı ertelemeye aldı. Avrupa’da henüz ne yapacağına karar veremedi. Bu yükü kaldıramayacaklarını düşünüyorlar. Bizim bankacılığımız olukça güçlü sermaye yapısı ile çalışmaktadır. Ekonomi yönetiminin doğru politikaları ve refleksleri başarı ile krizleri atlatmamızı sağlamıştır.

Yastık altında 120 milyar dolar var. Bunu ekonomiye sokabilmeliyiz.

Ekonomide büyüme rakamları düşük görünüyor olabilir. Ancak biz hane halkı borçluluğunu aşağı çekmeye çalıştık. Bu da büyüme rakamlarını düşürdü. Bu iradi olarak gerçekleştirildi. Daha sağlıklı büyümek için bu önlemler gerekmekteydi. Büyümenin ana itici unsuru yurtiçi taleptir. Geleceğe yönelik beklentilerimiz olumlu önümüzdeki yıllarda yüksek büyüme oranları bekliyoruz. Türkiye’nin önemli bir yastık altı birikimi var. Yastık altındaki altınları çekmeliyiz. Yaklaşık 2400 ton yastık altı altın var olduğu gözüküyor. 120 milyar dolara tekabül eder. Bunu sektöre sokabilirsek ülkemiz kazanacaktır.” Dedi.

    Katılımcıların sorularını yanıtlayan Mukim Öztekin sorular doğrultusunda aşağıdaki konulara hakkında bilgi verdi. Öztekin: “Konut kredilerindeki hızlı artış nedeniyle % eş finansmanı artırdık. Bu kriz sıkıntısı yaşanmaması için ekonomi yönetiminin tasarrufudur. Konutta tasarruf oranlarının artırılması adına %’i istiyoruz. Bu geçmiş krizlerden alınan ders sonucu kararlaştırılmıştır. Geçmişten ders alamıyorsak başarılı olamayız. Sadece 2B yasasında kullanılan kredilerde kısıtlama yok. Mevduat faizlerinin uzatılmasın konusu benim için çok önemli. Kurulumuzun görüşlerini ekonomi yönetimine ve merkez bankasına ilettik. Vadelerin uzaması için gerekli hazırlıklar yapılıyor. Bu bizim arzuladığımız bir husustur. Uzun vadeli kredi isteniyor mevduat kısa vadeli olsun deniyor. Ekonomi yönetimimiz bu konuda kafa yoruyor.

Tarım sektörüne kaynak aktarımı yetersiz. Vazgeçemeyeceğimiz bir sektör. Verilen krediler yeterli olmasa da bu sektöre ciddi sübvansiyonlar veriliyor. Bu imkanlar sektöre büyük oranda destek sağlıyor. Kamu bankaları da bu sübvansiyonlarla zarardan kurtarılmıştır. BDDK olarak elimizden geleni yapmaya hazırız.

Kredi garanti fonu kendi kaynakları bitti hazinenin garantisi altında ama bu konu tamamen hazine yetkisinde ilerde bu fonun kaynaklarının artırılacağını düşünüyorum. Dünyada sigortacılık oldukça gelişmiş düzeyde ülkemiz insanın da bu sektöre bakış açısını değiştirmesi lazım. Bankacılık kredileri ve finans sektörü için yakın zamanda herkesin kredibilitesini öğrenebileceksiniz bu önemli bir tedbir olacaktır diye düşünüyorum. Faktöringlere olumsuz bakmayın. Faturaya dayanmayan hiçbir işlem faktöring yapılamıyor. Bu nedenle güvenilirlikleri artmıştır. Bankaların çağırdıkları krediler vadesiz mevduat kredisi vadeli kredi alırsanız bir sıkıntı yaşayacağınızı zannetmiyorum. Kredi sözleşmelerini okumanız faydalı olacaktır.

Gelecek öngörülerimiz çok pozitif. 2013’de sektöre ilişkin kredilerimizin büyümesini öngörmekteyiz. 2023’de GSMH 1.5 katına ulaşmış bir bankacılık sistemi arzu ediyoruz. Finansal kiralama faktöring ile ilgili yeni yasa kabul edildi. İşadamımızın en büyük sıkıntısını çözeceği finansal yönetimi sağlamalıyız. Fert başına 10.000 doların üzerinde bir gelir var orta düzeydeyiz üst seviyeye çıkmak için bir sıçrama yakalamalıyız.” diyerek sözlerini tamamladı.

Toplantının sonunda günün anısına BDDK Başkanı Mukim Öztekin’e teşekkür plaketini MİAD adına Malatyalı İşadamı Ahmet Çalık, Malatya’nın meşhur kayısısını ise MİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Turan Tuna takdim ettiler.

Diğer Haberler