MARKA TELEVİZYONLARI

MIAD benden yazı isteyince malum IPTV Derneğinin başkanlığını yapan biri olarak ilk yazımı internet televizyonculuğu ve markalara sağladığı büyük fırsata ayırmak istesim. Bu konuda inanın anlatacak çok şey var ama kısıtlı yere konunun dünyadaki ve Türkiye'deki izdüşümünü örneklerle sıkıştırmaya çalıştım.

Cisco visual networking index'in öngörülerine bakarsak, 2018 yılı itibarı ile internet trafiğinin yüzde 60'ının video trafiği olduğunu görürüz. Bu, internet üzerinde videonun başlı başına bir ekonomi haline geleceğini anlatan en güzel örnektir. Sırf youtube partner program üzerinden her hafta iki üç video yayınlayarak bir yılda 100.000 dolar yapan gençleri okuyoruz. Hatta New York Times haberine göre tek bir video ile aynı rakamlara ulaşanlar var. "David after dentist" virali bir video ile 10.0000 dolar reklam gelirini elde etmenin mümkün olabileceğini gösteriyor.

Youtube Partner Programı ile en çok izlenen ve kazanan 10 kullanıcı şöyle;

·         #1: Pewdiepie – 7 milyon dolar (3.7 milyar izleme)

·         #2: BlueXephos – 6.7 milyon dolar (2.4 milyar izleme)

·         #3: Smosh – 5.7 milyon dolar (3.1 milyar izleme)

·         #4: DisneyCollectorBR – 5 milyon dolar (1.6 milyar izleme)

·         #5: BluCollection – 4.8 milyon dolar (1.4 milyar izleme)

·         #6: JennaMarbles – 4.3 milyon dolar (1.4 milyar izleme)

·         #7: TobyGames – 4.2 milyon dolar (1.6 milyar izleme)

·         #8: RayWilliamJohnson – 4 milyon dolar (2.6 milyar izleme)

·         #9: UberHaxorNova – 3.5 milyon dolar (1.1 milyar izleme)

·         #10: RealAnnoyingOrange – 3.4 milyon dolar (1.9 milyar izleme)

Bu, sadece youtube üzerinden geçen ekonomi. Diğer büyük video izleme alanlarının etkisi ile birlikte video içeriği ve reklamı ile çok büyük bir pazar.youtube

Reklamveren ve içerik üreticisi için bu kadar önemli olan pazarın markalar için önemi ne?

Dünyada büyük markalar internet üzerinde video içeriği ile iletişim ve pazarlama faaliyetleri götürmeye uzun zamandır başladı. Aslında birkaç markanın bu faaliyetleri bir televizyon yatırımına çevirme noktasında da çalışmaları var.

Bunu Türkiye'de de kullanan markalarla karşılaşıyoruz. Geçen çeyrekte tavuk tüketimini özellikle AB grubunda arttırmak, yumurtaya hak ettiği değerin verilmesini sağlamak amacı ile Keskinoğlu, tavuk üretimini gösteren bir internet televizyonu kurdu. Kanalın amacı, tavuk ve yumurta tüketimi konusunda bilinen genel yanlışların, doğruları ile birlikte halka anlatılmasının sağlanmasıydı. Bu amaca "seeing is believing" yöntemi ile gitmek için, özellikle bu yanlışları uzmanlara sorup, doğru cevaplarını video ortamında yayınladılar. Ayrıca piliçlerin kaç günde kesime uygun olduğunu göstermek amacı ile bir kümesten 60 gün canlı yayın yapıldı.

Sonuçta, kısa sürede her iki amaca da ulaşıldı ve yayınların sonunda tavuk ve yumurta tüketiminde artış sağlanmış oldu. Bu proje kendi altyapısını kullandığı için ilk yılda 150.000 dolar gibi bir maliyete oluştu. Ancak sonuçları ve etkisi bu bütçenin çok üzerinde gerçekleşti.

Marka televizyonculuğu aşamasında Türkiye'deki önemli projelerden birisi olan keskinoglu.tv şüphesiz yolun en son noktası değildi. Aslında elinde video içeriği olan markanın bu içeriğini farklı kanallarda dağıtabiliyor olması gerekiyor. Danışmanlığını yapacağım bir başka projede konuyu lineer yayın yapan bir televizyon kanalına kadar götürmek istiyorum. Zira elinizde belli konuda videolar varsa, bunu public domain videolarla harmanlayarak, çok düşük maliyetli bir lineer kanala cevirmek çok mümkün. Marka televizyonlarının çoğu videolarını VOD olarak yayınlamaktan hoşlanıyor ancak hâlâ 7/24 akan yayına sahip olan bir lineer kanalın prestiji ve izlenilirliği bu videolarda yok. Bu nedenle doğru bir yayın akışı ile yayını önce bir platformda sonra da birçok platformda izlenebilir hale getirmek mümkün. Eğer içeriğiniz izlemeye değerse bu konuda kullanılacak en iyi kanal tivibu. Tivibu üzerinden yayını önce VOD kanallarına, sonra da orada oluşturacağınız bir yayın akışı ile lineer kanallara aktarmak mümkün. Bu, tabii ki ciddi bir içerik anlaşması, marka gücü gerektiriyor. Ancak bir marka televizyonu sahibi olmak için bundan daha optimum bir çözüm göremiyorum. Sonra da oluşan yayını başka platformlarda yaymak mümkün. Bu başka platformlardan kastım, geleneksel dijital platformlar ve/veya uydu kanalları olabilir. Özellikle maliyetsiz bir lisans ile uyduya çıkarak, yayını farklı bukelere eklemek son derece mantıklı bir yaklaşım olabilir.

 

Atif Ünaldı

Bilişim Uzmanı & Danışman

Diğer Bloglar