ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU

Bireysel başvuru, temel hak ve özgürlükleri kamu gücünün eylem, işlem veya ihmali nedeniyle ihlal edilen bireylerin diğer başvuru yollarını tükettikten sonra başvurdukları istisnai ve ikincil nitelikte bir hak arama yolu olup Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı 1982 Anayasası’nın yargıya ilişkin hükümlerinde önemli değişiklikler getiren 5982 sayılı Kanun ile kabul edilmiştir. Bundan böyle kişiler Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki birinin ihlal edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilirler.

Bireysel başvuru kurumu Almanya, Avusturya, İspanya gibi 40’tan fazla ülkede uygulanmaktadır. Bireysel başvuru kurumunun ülkemizde kabul edilmesindeki en önemli amaç temel hak ihlallerinin iç hukukta ortadan kaldırılması ve ülkemiz aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruların sayısının azaltılmasıdır.

Bireysel başvuru kamu gücü işlemleri aleyhine yapılabilmektedir. Başvuru konusu kamu gücü, bir eylem ya da işlem şeklinde olumlu bir davranış olabileceği gibi yapılması gereken bir işlem ya da eylemin yapılmaması biçiminde olumsuz bir davranış da olabilmektedir. Bağlayıcı ve emredici kamu gücü işlemleri bireysel başvuruya konusu olmaktadır. Ancak yasama işlemleri (kanun, içtüzük vb.) ile idarenin düzenleyici işlemleri (tüzük, yönetmelik vb.) doğrudan bireysel başvuru konusu edilememektedir. Bu işlemlerin kişilere uygulanması ve bunun da bir hak ihlaline yol açması halinde uygulama işlemi aleyhine bireysel başvuru yapılabilmektedir. Ayrıca temel anayasal haklarından birinin ihlal edildiğini iddia eden herkes, ilk önce bu alanda asıl görevli olan idari veya adli yargı mercilerine başvurarak bu yolları tüketecek ve bu mahkemelerde çözüm bulamaması halinde iddiasını Anayasa Mahkemesine taşıyabilecektir. Diğer yargı mercileri önünde usulüne uygun biçimde ileri sürülmeyen bir ihlal iddiasının bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi önüne getirilmiş olması halinde Mahkeme bu konudaki başvuruyu, başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedecektir.

anayasa-mahkemesiAnayasa ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’a göre,  herkes bireysel başvuru hakkına sahiptir. Yabancılar salt Türk vatandaşlarının sahip olduğu  haklar(seçme ve seçilme hakkı gibi)  dışında bireysel başvuru hakkına sahiptir. Özel hukuk tüzel kişileri örgütlenme, hak arama hürriyeti gibi sadece tüzel kişiliğe ait hakların ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilecektir. Kamu tüzel kişileri ise kamu gücünün sağladığı ayrıcalıklar nedeniyle bireysel başvuru hakkına sahip değillerdir.

Bireysel başvurunun, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ekinde yer alan Bireysel Başvuru Formu kullanılarak veya başvuru formunda bulunması gereken bütün bilgileri içeren ve aynı formatta olan bir dilekçeyle yapılması, başvurucunun dayanak gösterdiği belgelerin formun ekinde sunulması zorunludur. Şayet dayanak belgeler bir resmi kurumun elinde bulunuyor ve başvurucu bunları temin edemiyorsa Anayasa Mahkemesi ilgili kurumdan bilgi ve belgeleri talep edebilmektedir.

Anayasa Mahkemesi 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları incelemektedir. Bu durumu dikkate almaksızın yapılan başvurular zaman yönünden yetkisizlik nedeniyle reddedilecektir. Öte yandan bireysel başvurunun, kanunlarda zorunlu idari ve yargısal başvuru yolları öngörülmüş ise bu yolların tamamının “tüketildiği tarihten”, başvuru yolu öngörülmemiş ise “ihlalin öğrenildiği tarihten” itibaren 30 gün içinde yapılması gerekmektedir. Bu süreyi aşan başvuru incelenmeksizin reddedilmektedir. Otuz günlük sürenin başlangıç tarihi olarak kesinleşmiş kararın kişiye tebliğ ya da tefhim tarihi esas alınmaktadır.

Anayasa Mahkemesi önünde başvurular iki aşamalı incelemeye tabi tutulmaktadır. İlk olarak başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını taşıyıp taşımadığına bakılmaktadır. Bu şartları taşımayanlar reddedilmektedir. Kabul edilebilirliğine karar verilen bir başvuru hakkında bir temel hakkın ihlal edildiği ya da edilmediği yönünde iki tür karar alınmaktadır. Kamu işleminde ihlal bulunmadığı kararı, işlemin Anayasa’ya uygunluğu anlamına gelmektedir. Bir temel hakkın ihlalinin tespiti kararı ise yeni bir durum ortaya çıkardığından Anayasa Mahkemesinin ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere de  hükmetmesi gerekmektedir. Kamu işlemiyle bir temel hakkın ihlal edildiği belirlenirse bu ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek olup olmadığına karar verilmektedir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki fayda yok ise başvurucu lehine uygun bir tazminata hükmedilmektedir. Yeniden yargılama hukuki gereklilik ise dosya ilgili mahkemeye gönderilmekte ve ilgili mahkeme ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapmakta ve mümkünse ivedilikle dosya üzerinden karar vermektedir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi gerekli gördüğü takdirde ihlalin ve sonuçlarının hangi şekilde ortadan kaldırılabileceği hususunda yapılması gerekenleri belirtmektedir. Anayasa Mahkemesi kararları kesindir, itiraz edilmesi mümkün değildir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru kurumunun  kötüye kullanımının tespiti halinde  başvuru reddedilmekte ve başvurucunun yargılama giderleri dışında ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmektedir.

 

AV.İRFAN ASLAN

Diğer Bloglar